92406 kayıt bulundu.
1. isim , isim , tarih , tarih , isim , isim , tarih , tarih , Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
Özel: Evet
çekirge şalvar
1. isim , isim , isim , isim , Genellikle ağı çok bol olan, bele bir uçkurla bağlanan, geniş bir pantolon türü
1. Harmanı kaldırdım birazı kaldı / Tokurcun şalvarım al kanla doldu
1. Harmanı kaldırdım birazı kaldı / Tokurcun şalvarım al kanla doldu
Lisan : Farsça şelvār
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Şalvar giyinmiş olan (kimse)
1. Turuncu beneklerle dolu şalvarlı, yirmi, yirmi iki yaşlarında bir kız yanımıza sokuldu.
1. Turuncu beneklerle dolu şalvarlı, yirmi, yirmi iki yaşlarında bir kız yanımıza sokuldu.
1. isim , isim , askerlik , askerlik , isim , isim , askerlik , askerlik , Yaylım ateşi
1. Ben, düşman donanmalarının göğüslerimize savurduğu salvoları da seyrettim, onları da seyrettim, onları da dinledim.
1. Ben, düşman donanmalarının göğüslerimize savurduğu salvoları da seyrettim, onları da seyrettim, onları da dinledim.
2. Yoğun bir biçimde yapılan atak
1. İlk salvonun etkisini atlattıktan sonra kalkabilirdi oturduğu yerden.
1. İlk salvonun etkisini atlattıktan sonra kalkabilirdi oturduğu yerden.
Lisan : İtalyanca salvo
Telaffuz : sa'lvo
1. isim , isim , isim , isim , Ağızdan sızan tükürük
Lisan : Rumca
Telaffuz : sa'lya, l ince okunur
dikenli salyangoz
1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Yumuşakçalardan, bahçelerin nemli yerlerinde yaşayan, sarmal kabuklu küçük hayvan (Helix)
Lisan : Rumca
Telaffuz : l ince okunur
1. isim , isim , isim , isim , Rus yapısı, karadan havaya güdümlü silah
Lisan : (sol-air missile sözünün kısaltılmış biçimi)
1. isim , isim , isim , isim , Çölden esen sıcak rüzgâr, sam (I)
1. Serin rüzgârlarını deniz kesti keseli / Tıkıyor göğüsleri kum karışık sam yeli
1. Serin rüzgârlarını deniz kesti keseli / Tıkıyor göğüsleri kum karışık sam yeli
1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Bal mumuna veya parafine batırılmış fitil
Lisan : Arapça şemʿa
Telaffuz : şa'ma
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Şama ile yapılmış
1. Müştak cebinden şamalı kibriti çıkardı, çaktı.
1. Müştak cebinden şamalı kibriti çıkardı, çaktı.
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Güzel kokulu bir tür küçük kavun
2. Kavuna benzer bir yıllık otsu ve sürüngen bir bitki (Cucumis dudaim)
Lisan : Arapça şemāme
saman alevi, saman kâğıdı, samankapan, saman nezlesi, saman rengi, saman sarısı, Samanuğrusu, Samanyolu
1. isim , isim , isim , isim , Ekinlerin harmanda dövülüp taneleri ayrıldıktan sonra kalan, hayvanlara yedirilen ufalanmış sapları
1. isim , isim , isim , isim , Şamanlıkta büyü yapan, gelecekten haber verdiğine, ruhlarla ilişki kurarak hastalıkları iyileştirdiğine inanılan kimse, kam
1. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Gelip geçici, çabuk yatışan, çabuk sona eren
1. Tabii çerden çöpten, saman alevi tutkunlukları hesaba katmıyorum.
1. Tabii çerden çöpten, saman alevi tutkunlukları hesaba katmıyorum.
1. belli etmeden iş çevirmek, ortalığı karıştırmak
1. Saman altından su yürüten, ürkek, kaypak görünüşlü insanoğlunu tanımışlığı var.
1. Saman altından su yürüten, ürkek, kaypak görünüşlü insanoğlunu tanımışlığı var.
1. tatsız, yavan
1. Saman gibi bir yaşamdı günlük yaşamım ama her şey dışarıdan bakılınca hiç de kötü değildi.
1. Saman gibi bir yaşamdı günlük yaşamım ama her şey dışarıdan bakılınca hiç de kötü değildi.
1. isim , isim , isim , isim , Genellikle kurşun kalemle yazı yazmaya elverişli olan veya ambalaj için kullanılan kaba kâğıt, teksir kâğıdı
1. isim , isim , isim , isim , Genellikle bahar aylarında görülen, çiçek tozlarına karşı alerjiden ileri gelen nezle, bahar nezlesi